TSK kendi resmi sitesinden Hrant Dink’in Özel Kuvvetler Komutanlığı’na bağlı Beyaz Kuvvetler tarafından öldürüldüğü yönündeki bir raporun MİT tarafından Meclis’e gönderildiği haberleri üzerine bir açıklama yaptı.

Genelkurmay Başkanlığı’nın resmi intertnet sitesinden yapılan yazılı açıklamada beklendiği gibi bu bağlantı yalanlanırken 1992 yılından beri Özel Kuvvetler Komutanlığı olarak adlandırılan ancak en bilinen ismiyle Özel Harp Dairesi hakkında açıklamada yapıldı. Açıklamada şunlar belirtilmiş:

Özel Kuvvetler Komutanlığı 1952 yılında Başbakanlık Milli Savunma Yüksek Kurulu’nda dönemin Başbakanı (Adnan Menderes) ve 10 Bakanı ile Genelkurmay Başkanının aldığı karar ile “Hususi ve Yardımcı Muharip Birlikleri” adıyla kurulmuş, 1970 yılında “Özel Harp Dairesi” adını almış ve 1992 yılından itibaren “Özel Kuvvetler Komutanlığı” adını kullanmaya başlamıştır”

“Özel Kuvvetler Komutanlığı”nın vazifesi; “kara, deniz ve hava kuvvetlerinin harekatını kolaylaştırmak, personel seferberliği sistemi içinde ülkemizin işgaline karşı gerekli planlamaları yapmak ve seferde emirle icra etmek ve teröristle mücadelede verilen görevleri yapmak”tır.
Bu kapsamda; Özel Kuvvetler Komutanlığının kuruluşunda bulunan Seferberlik Tetkik Daire Başkanlığı; milî savunma personel seferberlik sistemi içinde personel seferberliğini planlayan ve seferde emirle icra eden legal bir kuruluştur. Muharebe Arama Kurtarma (MAK) Alay Komutanlığı ise; muharebe sahasında düşen uçakların pilotları ile düşman gerisinde kalmış TSK personelini aramak ve kurtarmakla görevlidir. Ayrıca MAK Alay K.lığı, barış şartlarında teröristle mücadelede ağırlıklı olarak operasyonel görev alan birliklerimizden birisidir.”

Özel Harp Dairesi İkinci Paylaşım Savaşı sonrası Avrupa’nın değişik ülkelerinde ve sonrasında Çin’de 1949 yılında devrim gerçekleşmesiyle dünyanın neredeyse üçte birinin sosyalist kampa dahil olmasının ardından şekillenen koşulların ürünüydü. Emperyalizm o dönemde dünyanın dört bir yanında temel amacı devrimci mücadeleleri ezmek olan Gladio, Kontgerilla, Süper NATo, Özel Harp Dairesi vb. isimler altında iç savaş örgütlenmeleri kurdu. Bu yapılar devletin bütün kurumları, asker, polis, istihbarat ve toplum içinde örgütlendirildi. Bu örgütlenmelerin amacı şöyle ifade edilmişti:

Komünizm tehlikesine karşı sağcı eylemlerle solcu hükümetleri yıpratmak, otoriter yönetimleri güçlendirmek, komünistlerin iktidara gelmesini önlemek; bu amaçla gerekirse silahlı eylem, sabotaj ve suikastlar düzenlemek; bir Sovyet işgali durumunda özel savaş yöntemleriyle gerilla mücadelesi yürütmek ve propaganda faaliyetleri yapmak.

Daha baştan bir iç savaş örgütlenmesi olarak yapılandırılan ülkücü-faşist hareketin kurucusu Alparslan Türkeş’in hayat hikayesine biraz yakından bakmak bu teşkilatmanın Türkiye’de nasıl bir boyut taşıdığını da gösterir. Türkeş 1950’lerin başında Türk Silahlı Kuvvetleri tarafından ABD’ye gönderilmiş ve orada 2,5 ay kalarak “özel harp, gayri nizami harp, gerillaya karşı mücadele ve gerilla savaşları” konusunda eğitim görmüştür. Aynı Türkeş 1956 yılında, bu kez NATO Türk Temsil Heyeti üyesi olarak ABD’ye bir kez daha gitmiş ve Türkiye’nin ilk “özel harp, kontr-gerilla” uzmanlarından biri olarak 27 Mayıs darbesine kadar Genel Kurmaydaki NATO Dairesini yönetmiştir. Türkeş’in MHP’sinin kontgerilla örgütlenmesi içindeki misyonu sayısız örnekle ortaya çıkmıştır.

Genelkurmay’ın masum bir çerçeve içinde yansıttığı Özel Kuvvetler Komutanlığı’nın tarihsel misyonu onun fikir babası ve baş uygulayıcısı ABD tarafından şöyle açıklanmıştır.

“Adam öldürme, bombalama, silahlı soygun, işkence, kötürüm hale getirme, adam kaçırmak suretiyle tedhiş ve olayları tahrik, misilleme ve rehinelerin alıkonması, kundakçılık, sabotaj, propaganda ve yalan haber yayma, zorbalık, şantaj”. Talimnamede “Bir gayri nizami kuvvetin yeraltı unsurları kaide olarak kanuni statüye sahip değillerdir.” diye bir ibare vardır. (ABD Savunma Bakanlığı tarafından 1967 yılında Kontr-gerilla Operasyonları adıyla basılan ve Türkçeye de “ST 31-15” yani Sahra Talimnamesi 31-15)